18 Mayıs 2009 Pazartesi

içimden gelen...


:))
Bu sayfayı bloggere ilk geçtiğim sıralarda başıma gelen bir aksilik sonucu açmıştım.
Diğer adresteki sorun düzelince ne var ne yok oraya taşıdım.
Burası kalsın,ara sıra içimden geldiği gibi yazarım bişeyler diye düşünüp sayfanın adınıda içimden geldiği gibi koydum.
Ancak çokda düşündüğüm kadar sıklıkla yazmadım.Birkaç alıntı post dışında pekte birşey yok gördüğünüz gibi.
Şimdi ne yazacağım,içimden geldiği gibi neleri paylaşacağım.....

Aslında yazmak istediğim ne çok şey var .
Hayata,sevenlerine hatta kendine acımasız insanlar hakkında.
İçimde birçok şeyi çözdüm, derken ....
Acımasızca bitirilen bir dostluğun küllerini alevlendiriveriyor söylenen birkaç cümle.
İnsan dostuna,dostluklarına değer verdiyse birkez, yıkıntılarının altından çıkmak kolayda olmuyor.

Hep çok açık yürekli oldum karşımdakilere.Bununla da daima övündüm.Kibir,kendini beğenmişlik değil bu bence.
Açıkyüreklilik ,dürüstlük insanda olması gereken en güzel meziyetlerdendir .
Yeryüzünde var olan Ahlak-din- hukuk kuralları üçlüsüne bir göz atın inanmıyorsanız.
Ama bugün açıkyürekli olmanın başka bir insan tarafından algılanışının farklı bir buudunu öğrendim .
Ortada çözülmesi gereken bir sorun,açıkça konuşmak isteyen biri...veeee;
dürüstçe konuşmanın,sorunları halletmenin hesap sorulmakla karıştırıldığı traji-komik bir durum.
Şimdi bu duruma ne denir,ne söylenir.
?
Bir çok şey bitmişken içimde
Ve ben dost sandığıma,
dostluğuma,
aldanmışlığıma,
kendime ağlamayı bırakmışken;
Hemen hemen bir yılı hayatımdaki en büyük tecrübe saymışken.
?
Yüreğimde ona dair tek kalan şey kocaman bir boşluk.
Hani bu dünyanın bide öte tarafı varya çok şükür.
Kimsenin hakkının kimseye kalmayacağı yer;
Bana dost göründüğü,dost sanıp aldandığım günlerde olur olmadık insanlara olur olmadık söylemlerinin hesabını sormadım ,sormuyorum.Onları aynen İlahi adalete bırakıyorum.
Ve hayatımdan tamamen siliyorum.


GONULDENELE