03 Haziran 2009 Çarşamba

içimden gelen


Hayatın koşuşturmacası içinde geçen bir günün son saatleri...
Yeni bir günün başlangıcı.
Kimi yorgun kapamış gözlerini uykuya dalmış,kimi yürek kıpırdatan mutlulukla.
Hastanenin pencerelerine bakıyorum.
Yanan ışıkların altında duyulan ızdırabı düşünerek.
Ambulans sesleri....
Ne zor oldu önceleri.
Şimdi sıradan seslere karışsada ,içindekinin dünyaya yeni bir hayat getirecek bir anne olmasını dilemişimdir her duyduğumda bu sesi.
Karamsar bir yazı yazmak değildi aslında dileğim.Aksine içim kıpır kıpır.

Gözüm ilişiverdi pencerelerine...ondan işte..
Sizinde gözünüz iliştiyse eğer gönül pencereme,
Bir dua edelim ,bir dilek tutalım hep birlikte
TÜM İNSANLAR SAĞLIKLA GÜLÜMSESİNLER DİYE.....



GÖNÜLDENELE

18 Mayıs 2009 Pazartesi

içimden gelen...


:))
Bu sayfayı bloggere ilk geçtiğim sıralarda başıma gelen bir aksilik sonucu açmıştım.
Diğer adresteki sorun düzelince ne var ne yok oraya taşıdım.
Burası kalsın,ara sıra içimden geldiği gibi yazarım bişeyler diye düşünüp sayfanın adınıda içimden geldiği gibi koydum.
Ancak çokda düşündüğüm kadar sıklıkla yazmadım.Birkaç alıntı post dışında pekte birşey yok gördüğünüz gibi.
Şimdi ne yazacağım,içimden geldiği gibi neleri paylaşacağım.....

Aslında yazmak istediğim ne çok şey var .
Hayata,sevenlerine hatta kendine acımasız insanlar hakkında.
İçimde birçok şeyi çözdüm, derken ....
Acımasızca bitirilen bir dostluğun küllerini alevlendiriveriyor söylenen birkaç cümle.
İnsan dostuna,dostluklarına değer verdiyse birkez, yıkıntılarının altından çıkmak kolayda olmuyor.

Hep çok açık yürekli oldum karşımdakilere.Bununla da daima övündüm.Kibir,kendini beğenmişlik değil bu bence.
Açıkyüreklilik ,dürüstlük insanda olması gereken en güzel meziyetlerdendir .
Yeryüzünde var olan Ahlak-din- hukuk kuralları üçlüsüne bir göz atın inanmıyorsanız.
Ama bugün açıkyürekli olmanın başka bir insan tarafından algılanışının farklı bir buudunu öğrendim .
Ortada çözülmesi gereken bir sorun,açıkça konuşmak isteyen biri...veeee;
dürüstçe konuşmanın,sorunları halletmenin hesap sorulmakla karıştırıldığı traji-komik bir durum.
Şimdi bu duruma ne denir,ne söylenir.
?
Bir çok şey bitmişken içimde
Ve ben dost sandığıma,
dostluğuma,
aldanmışlığıma,
kendime ağlamayı bırakmışken;
Hemen hemen bir yılı hayatımdaki en büyük tecrübe saymışken.
?
Yüreğimde ona dair tek kalan şey kocaman bir boşluk.
Hani bu dünyanın bide öte tarafı varya çok şükür.
Kimsenin hakkının kimseye kalmayacağı yer;
Bana dost göründüğü,dost sanıp aldandığım günlerde olur olmadık insanlara olur olmadık söylemlerinin hesabını sormadım ,sormuyorum.Onları aynen İlahi adalete bırakıyorum.
Ve hayatımdan tamamen siliyorum.


GONULDENELE

07 Nisan 2009 Salı

baharımı temizledim :))


BUGÜN kendimle yeni bir barış antlaşması imzaladım,evet bugün yüreğimde adeta bahar temizlliği yaptım,içimdeki bütün karamsar ve kötü duygu kırıntılarını da çöp kutusuna attım.
Sadece aşkı,dostluğu,sevgiyi bıraktım inanıyorum ki onlar bana hayatım boyunca ,ömrümün sonuna kadar lazım olacak..
BUGÜN aynaya baktığımda kendimi ne kadar çok sevdiğimi yeniden keşfettim...evet ben beni seviyorum.
Doğrularım,yanlışlarım ve pişmanlıklarımla,hayatıma ait herşeyle kendimi daha çok seviyorum.
BUGÜN hayatımda ki insanları daha çok seviyorum ve daha çok kabulleniyorum.
.BUGÜN galiba biraz daha büyüyorum...:)

07 Mart 2009 Cumartesi

öğrendim...

Image Hosted by ImageShack.us

22 Şubat 2009 Pazar

sekiz güzel hediye :))

Image Hosted by ImageShack.us

27 Ocak 2009 Salı

tuzlu su ve kulak mucizesi

(alıntı)

Denize girdikten sonraki dinlenmişlik ve arınmışlık halini hepimiz biliriz. Havuza girdiğimizde ise bunu hissetmeyiz. Sebebi sudaki tuzdur . Tuzlu su bedende birikmiş negatif elektriği iletkenliği sayesinde sizden alır götürür.
Sizler de akşam eve geldiğinizde bütün günün üzerinizde bıraktığı ağır etkiler ve stresten kurtulmak için ya da toplantı, sınav gibi üzerinizde gerilim yaratan durumlardan önce ellerinizi bir miktar ( 1 litre suya iki çorba kaşığı tuz yeterli ) tuzlu suyla yıkadığınızda bu birikmiş olan negatif elektrikten kurtulur ve arınırsınız.
Yazıyı gönderenin uyguladığı yöntem, her akşam eve geldiğimde ellerimi sabunlamadan önce, ellerimi, banyomda lavabo başında hazırlayıp bıraktığım bir miktar tuzlu su ile yıkamak oluyor.
Belirtmeliyim ki REIKI ve şifa ile uğraşan dostlarım da seans öncesi ve sonrası bunu uygulamaları kendilerini ve uygulatıcıyı korumada büyük yarar sağlıyor. Duş alırken de arada tuzlu suyu başınızdan aşağıya dökerseniz tam ve net sonuçlar alırsınız.
İş dönüşü ayaklarınızı tuzlu suyla yıkamak tahmin ettiğinizin ötesinde bir yarar
sağlar.
Kulak ceninin ana rahmindeki duruşunun şematik olarak aynıdır. Ve tüm akupunktur noktaları kulak üzerinde bu esasa göre yer almıştır .
Şimdi... başınız, boynunuz, beliniz, sırtınız, bacaklarınız, kalçanız, ayaklarınız, omzunuz ağrıdığında yapacağınız tek şey kulaklarınıza masaj yapmak.
Kulağınızı baş ve işaret parmaklarınızın arasına alarak kulak kepçesinden başlayarak, dayanabildiğiniz kadar güçlü ve sıkarak masaj yapın.
İlk anda bazı noktalar acıyacaktır (bunlar bedendeki ağrıyan bölgelerin kulaktaki refleks noktalarıdır) kısa bir süre sonra bu ağrılar kaybolacaktır.
2 -3 dakika bu masajı yapmanız yeterli olur. İsterseniz uzatabilirsiniz de. Zaten masajın sonuna doğru bedeninize bir sıcaklığın yayıldığını hissedeceksiniz. Bunun ardından ağrılarınızın azaldığını ve kaybolduğunu da...
Hiç bir yan etkisi olmayan bu uygulamayı her zaman her yerde kendinize ve ağrısı olan yakınlarınıza uygulayabilirsiniz.
Yorulduğunuzda, uzun otobüs ya da araba yolculuklarında oturmaktan ağrılara maruz kaldığınızda, çok üşüdüğünüzde ve bedeninizi dengeye kavuşturmak için mucize benzeri bu uygulamayı kullanabilirsiniz.
Dört tane ağrı kesici aldım, hala ağrıyor diyerek baş ağrısından kıvranan taksi şoförünün ona yaptığım iki dakikalık kulak masajının ardından yaşadığı mutlu şaşkınlıkla benden ücret almadan teşekkürlerle uğurladığını hala hatırlıyorum.
Önemli olan kulağın her noktasına dokunun. Kulağınız size hemen yanıt verecektir. Kulaklar bedeni hisseder, görür ve duyar. Siz de şefkatli ellerinizi esirgemeyin. -

15 Ocak 2009 Perşembe

insanlık nerede?

(alıntıdır)




Güç var ama güç ahlakı yoksa, orada insanlığın cenaze namazını kılmak lazımmış.
Ve iş insanlığın cenaze namazını kılmaya gelmişse onun abdesti insan kanıyla alınırmış.
Ey kayıp vicdan,
hâlâ hayattaysan duy:
Gazze ölmüyor, içimizdeki insan ölüyor!