07 Ekim 2009 Çarşamba

Yepyeni kitaplarımmm..ve tabiki aşk




Birçok arkadaşın önerisiyle sonunda bende AŞK ı okudum.
Uzun bir zaman oldu aslında.
Ramazandan önce almıştım ve elimden bırakamadan okudum.
Sürükleyici,düşündürücü ve etkileyiciydi.

Aşağıda gördükleriniz yeni kitaplarım
Stephenıe Meyer'in ALACAKARANLIK serisinin 3 kitabını bitirdim ve geçtiğimiz pazar son kitabı Şafak vakti 'ni aldım.
Okuduğum en ilginç ve etkileyici vampir romanıydı.
Şimdi sıra BAB-I ESRAR da.
AŞK tan sonra okumasam olmazdı.
Bitirdikten sonra izlenimlerimi paylaşırım sizlerle.




15 Ağustos 2009 Cumartesi

son okunanlar




Tatilde en keyifle yaptığım şeylerden biride bol bol kitap okumak oldu.
Önce empati yi okudum.
Tatile çıkmadan önce aynı yazarın(Adam Fawer) olasılıksız kitabını okumuştum.
İkisi arasında bir tercih yapacak olursak ben olasılıksızı daha çok sevdim.Üstün yeteneklere meraklıysanız ikisinide öneririm.
Seni beklerken isimli kitap (hiç tarzım olmasada bir aşk romanı).İngiliz soylularını konu alan sıradan bir aşk hikayesi.
Başka şansın yok hafiften polisiye kokan,bir cinayet sonrası kaybolan kızını arayan bir babanın hikayesi...
Zar adamın peşinde biraz sıkıcı ; zarlara göre hayatını yönlendiren bir adamın yıllar önce yine zarların yönlendirmesiyle terkettiği oğluyla buluşmasını anlatıyor.
Kitap yeğenimin.Yarım bıraktım.Belki bir dahaki tatilde biter :))
Ahmet Ümit Beyoğlu rapsodisi...Oda önerebileceğim bir kitap..
Sonunda resmen şoklandığımı söyleyebilirim.
**********************
Okumayı sevenlere minik bir öneridir:))

04 Ağustos 2009 Salı

DÖNDÜM...


Uzunca bir zaman yoktum buralarda..

Evimden uzak ama sevdiklerimle birlikte gecen günlerin ardından buradayım yine.

Tazecik bir yuvanın kuruluş sevincini paylaştık,

İki yakışıklının sünnet düğünlerine katıldık ,

Doğduğumuz yerleri gezdik ve döndük evimize.

Üzerimizde egenin sıcağı...denizin kokusu....

Yüreğimize tatlı yorgunluk...

Takvimler 1 ocak demesede yeni bir yıl gibi bu dönüş.

Taze bir sabah gibi..mis gibi..

Giderken burada bıraktığım hüzünler kucaklamadı yüreğimi çok şükür.

MEVLANA deryasından HOŞGÖRÜYÜ çektim içime...nefes nefes...

Döndüm...

Uzunca bir zaman yoktum buralarda..

İçimden geldiği gibi ....

diyememiştim.

Kelamda mahirim demedim ki hiç yazarken!

Yalnızca içimden geldiği gibi .....

MEVLANA deryasından SEVGİYİ çektim içime..nefes nefes....

Döndüm...

03 Haziran 2009 Çarşamba

içimden gelen


Hayatın koşuşturmacası içinde geçen bir günün son saatleri...
Yeni bir günün başlangıcı.
Kimi yorgun kapamış gözlerini uykuya dalmış,kimi yürek kıpırdatan mutlulukla.
Hastanenin pencerelerine bakıyorum.
Yanan ışıkların altında duyulan ızdırabı düşünerek.
Ambulans sesleri....
Ne zor oldu önceleri.
Şimdi sıradan seslere karışsada ,içindekinin dünyaya yeni bir hayat getirecek bir anne olmasını dilemişimdir her duyduğumda bu sesi.
Karamsar bir yazı yazmak değildi aslında dileğim.Aksine içim kıpır kıpır.

Gözüm ilişiverdi pencerelerine...ondan işte..
Sizinde gözünüz iliştiyse eğer gönül pencereme,
Bir dua edelim ,bir dilek tutalım hep birlikte
TÜM İNSANLAR SAĞLIKLA GÜLÜMSESİNLER DİYE.....



GÖNÜLDENELE

18 Mayıs 2009 Pazartesi

içimden gelen...


:))
Bu sayfayı bloggere ilk geçtiğim sıralarda başıma gelen bir aksilik sonucu açmıştım.
Diğer adresteki sorun düzelince ne var ne yok oraya taşıdım.
Burası kalsın,ara sıra içimden geldiği gibi yazarım bişeyler diye düşünüp sayfanın adınıda içimden geldiği gibi koydum.
Ancak çokda düşündüğüm kadar sıklıkla yazmadım.Birkaç alıntı post dışında pekte birşey yok gördüğünüz gibi.
Şimdi ne yazacağım,içimden geldiği gibi neleri paylaşacağım.....

Aslında yazmak istediğim ne çok şey var .
Hayata,sevenlerine hatta kendine acımasız insanlar hakkında.
İçimde birçok şeyi çözdüm, derken ....
Acımasızca bitirilen bir dostluğun küllerini alevlendiriveriyor söylenen birkaç cümle.
İnsan dostuna,dostluklarına değer verdiyse birkez, yıkıntılarının altından çıkmak kolayda olmuyor.

Hep çok açık yürekli oldum karşımdakilere.Bununla da daima övündüm.Kibir,kendini beğenmişlik değil bu bence.
Açıkyüreklilik ,dürüstlük insanda olması gereken en güzel meziyetlerdendir .
Yeryüzünde var olan Ahlak-din- hukuk kuralları üçlüsüne bir göz atın inanmıyorsanız.
Ama bugün açıkyürekli olmanın başka bir insan tarafından algılanışının farklı bir buudunu öğrendim .
Ortada çözülmesi gereken bir sorun,açıkça konuşmak isteyen biri...veeee;
dürüstçe konuşmanın,sorunları halletmenin hesap sorulmakla karıştırıldığı traji-komik bir durum.
Şimdi bu duruma ne denir,ne söylenir.
?
Bir çok şey bitmişken içimde
Ve ben dost sandığıma,
dostluğuma,
aldanmışlığıma,
kendime ağlamayı bırakmışken;
Hemen hemen bir yılı hayatımdaki en büyük tecrübe saymışken.
?
Yüreğimde ona dair tek kalan şey kocaman bir boşluk.
Hani bu dünyanın bide öte tarafı varya çok şükür.
Kimsenin hakkının kimseye kalmayacağı yer;
Bana dost göründüğü,dost sanıp aldandığım günlerde olur olmadık insanlara olur olmadık söylemlerinin hesabını sormadım ,sormuyorum.Onları aynen İlahi adalete bırakıyorum.
Ve hayatımdan tamamen siliyorum.


GONULDENELE

07 Nisan 2009 Salı

baharımı temizledim :))


BUGÜN kendimle yeni bir barış antlaşması imzaladım,evet bugün yüreğimde adeta bahar temizlliği yaptım,içimdeki bütün karamsar ve kötü duygu kırıntılarını da çöp kutusuna attım.
Sadece aşkı,dostluğu,sevgiyi bıraktım inanıyorum ki onlar bana hayatım boyunca ,ömrümün sonuna kadar lazım olacak..
BUGÜN aynaya baktığımda kendimi ne kadar çok sevdiğimi yeniden keşfettim...evet ben beni seviyorum.
Doğrularım,yanlışlarım ve pişmanlıklarımla,hayatıma ait herşeyle kendimi daha çok seviyorum.
BUGÜN hayatımda ki insanları daha çok seviyorum ve daha çok kabulleniyorum.
.BUGÜN galiba biraz daha büyüyorum...:)

07 Mart 2009 Cumartesi

öğrendim...

Image Hosted by ImageShack.us